Özgür Özel ve ekibi neyi bekliyor?

Özgür Özel ve ekibi neyi bekliyor?
Ekleme: 02.07.2026 10:21 Güncelleme: 02.07.2026 13:33 Tahmini okuma süresi: 4 dakika

Genel siyaset yazmak bizim işimiz değil aslında. Biz daha çok yerel siyaset yazmayı ve konuşmayı severiz. Fakat bu yaşanan süreçle ilgili sohbet ortamlarında konuşuyoruz CHP'de son süreçte yaşananlar nedir? konu niye buralara geldi. Geldiyse neden her iki tarafında planı yok. İktidar gelip ülkeyi yönetmek isteyenlerin geleceğe yönelik planları olmaz mı? Valla çok enteresan geliyor bana bunlar. Bu arada Özgür Özel'in baba ocağı d...

Genel siyaset yazmak bizim işimiz değil aslında. Biz daha çok yerel siyaset yazmayı ve konuşmayı severiz. Fakat bu yaşanan süreçle ilgili sohbet ortamlarında konuşuyoruz CHP'de son süreçte yaşananlar nedir? konu niye buralara geldi. Geldiyse neden her iki tarafında planı yok. İktidar gelip ülkeyi yönetmek isteyenlerin geleceğe yönelik planları olmaz mı? Valla çok enteresan geliyor bana bunlar. Bu arada Özgür Özel'in baba ocağı dediği CHP'yi istemesi manevimi yoksa maddi mi? Eee işin uçunda sonuçta Hazine yardımı var, yardımsız ne yaparlar sonra!!!!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) koridorları ve Özgür Özel cephesi, bugünlerde adeta bir "bekleme odasına" dönüşmüş durumda. Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin son MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamalar, sadece hukuki bir sürecin takvimini değil, aynı zamanda siyasi bir tıkanmışlığın da fotoğrafını çekiyor. Emre, yeni parti için "net bir tarih yok" diyor, "isim konusunu hiç konuşmadık" diye ekliyor.

Peki, bu tablo karşısında sormadan edemiyoruz: Koskoca ülkeyi yönetmeye, iktidara gelmeye talip olan Özgür Özel ve ekibi tam olarak neyi bekliyor?

Plan A, B ya da C Nerede?

Siyaset, "olması gereken" ile "olan" arasındaki uçurumu kapatma sanatıdır. Eğer Özgür Özel ve ekibi, mevcut yönetimin "işgalci" veya "butlan" olduğu iddiasındaysa, bu iddianın üzerine inşa edilmiş çok katmanlı bir stratejileri olması gerekmez miydi?

Bir siyasi hareketin sadece Yargıtay’ın vereceği bir karara veya kurultay delege imzalarına endeksli yaşaması; ülkeyi yönetmeye talip bir vizyonla ne kadar örtüşüyor? Siyaset arenasında "Plan A (CHP'yi geri almak)" başarısız olduğunda, çekmecede hazır bekleyen "Plan B (Yeni bir merkez sol hareket)" neden hâlâ tozlu raflarda? İktidara yürüyen bir kadronun, olası bir olumsuzluk senaryosu için bir "C planı" olmaz mı?

Sürekli tekrarlanan "CHP bizim baba evimiz" vurgusu, duygusal olarak kıymetli olabilir. Ancak seçmen, baba evinin tapusunu alma mücadelesinden ziyade, ülkenin gerçek sorunlarına çözüm üretecek bir "siyasi irade" görmek istiyor. "Baba evi" demekle, kış günü evsiz kalan seçmenin derdi çözülmüyor. Seçmen, kendisine bir adres, bir kimlik ve somut bir yol haritası arıyor.

Şu anki durum; meydanlarda, sokaklarda ve basın toplantılarında Kılıçdaroğlu yönetimine karşı sert söylemlerde bulunmaktan öteye gidemiyor. Peki ya sonrası? Bu eleştirilerin ötesine geçip, "Madem bu yapı bizi dışladı, o halde işte yeni yol, işte yeni kadro, işte yeni parti" diyebilecek o cesur adım nerede? Yol arkadaşları ve onlara inanan milyonlar, sadece eleştiri değil, bir çıkış yolu görmek istiyor.

Zeynel Emre, seçmenin %90'ının kendilerini desteklediğini söylüyor. Eğer bu oran doğruysa, bu durum Özel ve ekibi için bir konfor alanı değil, büyük bir sorumluluktur. Seçmen, bir "tercih" yapmaya hazır bekliyor. Ancak belirsizlik sürdükçe, o büyük desteğin aidiyeti de erimeye mahkûmdur.

Özgür Özel ve ekibi artık şu gerçeği kabul etmeli: Hukuk yolu bir yöntemdir, ancak siyaset sonuç üretme yeridir. Kendi rotasını çizmeyenlerin, başkalarının rotasında savrulması kaçınılmazdır.

Siyaset, beklentiyi yönetmek değil, eylemi gerçekleştirmektir. Bu da böyle biline...

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.