SAMÜ’de rektör atama süreci yıpratma kampanyasına mı dönüştü? Gazeteci böyle başlık atmaz!

Ekleme: 12.08.2026 09:11 Güncelleme: 12.08.2026 12:54 Tahmini okuma süresi: 4 dakika 1 yorum
SAMÜ’de rektör atama süreci yıpratma kampanyasına mı dönüştü? Gazeteci böyle başlık atmaz!
Google News

Samsun Üniversitesi’nde (SAMÜ) rektörlük ataması öncesi kulis hareketliliği artarken, basında yer alan belgesiz ve kişisel hedef göstermelere dayalı iddialar ile kaynağı belirsiz e-postalar kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.

GAZETENİZOLSUN YORUM HABER - Samsun Üniversitesi’nde rektörlük atama süreci yaklaştıkça kulisler hareketlenirken, bir haber sitesinde Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın’ı hedef alan ve habercilikten çok kişisel yorum, öfke ve hesaplaşma izlenimi veren ifadelerin kullanılması tepki çekti. Gazeteci Yalçın Karataş, “Eleştiri gazeteciliğin görevidir; ancak belgesiz iddialarla kişilerin itibarını hedef almak, hele ‘Görev süresi bitse de kurtulsak’ gibi bir ifadeyi haber başlığına taşımak eleştiri değildir. Gazeteci böyle başlık atmaz!” sözleriyle kullanılan yayın diline tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı kararı öncesinde 25’in üzerinde aday adayıyla atama sürecine giren Samsun Üniversitesi’nde akademik ve idari kulisler hareketlendi. Atama takvimi işlerken üniversite çevrelerinde farklı değerlendirmeler, kaynağı belirsiz isimsiz e-postalar ve doğrulanabilirliği bulunmayan çeşitli iddialar dolaşıma girmeye başladı.

Samsun Üniversitesi’nde Gündemi Sarsan İddia: Akademisyenlerin Maillerine Kim Girdi?

"Gazetecilik Öfke Boşaltma Alanı Değildir"
Yayınlanan bazı haberlerde ve basın sektöründe uzun yıllardır yer alan isimlerin ifadelerinde, mevcut Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın ve yönetiminin hedef alınma biçimi de dikkat çekiyor. Görevde bulunan bir rektörün 8 yıllık icraatları, yatırımları, akademik performansı, bütçe kullanımı ve yönetim anlayışı elbette sorgulanabilir; gazeteciliğin asli görevi de bu soruları sormaktır.
Bunu sorarkende 8 yılda yapılan çalışmalar, başarılarda ortaya konulmalı göz ardı edilmemelidir.

Eleştiri ile kişiyi doğrudan hedef alan, kaynağı açıklanmayan ve belgesiz ithamlar arasında ciddi bir çizgi bulunmaktadır. Hiçbir resmi belgeye veya adı açıklanan bir akademisyen görüşüne dayanmadan; "Görev süresi bitse de kurtulsak" ya da "siyasi desteklerle geçen başarısız dönem" gibi ifadelerle tamamen kişisel öfke, husumet ve kişisel kanaatler üzerinden yürütülen bu haber dilinin gazetecilik etiğini tamamen ayaklar altına aldığı görülüyor.

Kimsenin Avukatlığına Soyunmuyoruz
Yayın ilkeleri gereği kimsenin avukatı olunmadığının ve tarafsızlığın esas alındığının altı çizilirken, Samsun'un yıllardır bu tür kısır çekişmelerden, kişisel hesaplaşmalardan ve "çamur at, izi kalsın" anlayışından büyük zarar gördüğü vurgulanıyor. Bir yöneticinin başarısız olduğu iddia ediliyorsa gerekçesi ve belgesi ortaya konulmalı, muhatabına cevap hakkı tanınmalıdır. Gazeteciliği dedikodudan ve itibar suikastından ayıran temel unsur tam olarak buradadır.

İtibar Suikastına ve Algı Operasyonlarına Sert Tepki!
Rektörlük için başvuran adayların kendilerini ve projelerini ortaya koyması son derece doğaldır. Ancak bir adayın önünü açmak adına mevcut yönetimin ya da diğer adayların itibarsızlaştırılması kabul edilebilir bir yöntem değildir. Rektörlük makamına giden yol rakiplerin üzerine basılarak değil; akademik birikim, liyakat ve vizyonla yürünmesi gereken bir süreçtir.
Atama süreci yaklaştıkça basına servisi yapılan isimsiz e-postalar ve iddialar karşısında da aynı gazetecilik hassasiyetinin gösterilmesi, doğrulanmamış hiçbir bilginin hüküm gibi sunulmaması gerekmektedir. Nitekim bugün bir kişiye karşı kullanılan belgesiz yöntemlerin yarın başka bir rektör adayına karşı da kullanılabileceği unutulmamalıdır.

Takip

1 Yorum

E
Engizli 10 saat önce

Şu ahmet seven in memlekete bir tane faydalı işini söylesenize. Siz de muhatap alıp haber yapıyorsunuz.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.